• Announcements
  • TÜRÜK ARTIK SENEDE 4 SAYI

    Değerli Türük Dergisi Üyelerine DUYURUDUR,

    Türük Dergisi, 2018 Haziran ayından itibaren senede 4 sayı olarak çıkacaktır. Sayılarımız bundan sonra MART, HAZİRAN, EYLÜL ve ARALIK şeklinde olacaktır. Önümüzdeki ilk sayımız bu doğrultuda Haziran 2018 sayısı olarak çıkacaktır. Değerli çalışmalarınızı dergimize bekler iyi çalışmalar dileriz.

     


    Görüntü ve Ses Kaydı İlaveli

    Türük Dergisine makale gönderen bilim insanlarımız, makalelerinde artık arzu ederlerse kendi arşivlerinden  video ve ses kayıtlarına da yer verebileceklerdir. Ayrıntılı bilgi için Dergi Hakkında ile Yazım ve Yayın İlkeleri bölümüne bakabilirsiniz. Saygıyla duyurulur.

     

       

           This work is licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.


    Turuk Dergisi Açılmıştır

    Üyelik başvurularınızı yapabilirsiniz.Başvurularınız Editörümüz tarafından incelenip onay verildiğinde sisteme giriş yapıp Makalelerinizin çalışmalarını düzenleyebilirsiniz.


    Yeni Üyelik Kaydı

    Makale gönderme ve kabul işlemleri artık sitemizdeki menüden ulaşılabilen Makale Takip Sistemi vasıtasıyla online olarak gerçekleştirilmektedir. Yazarlarımız Makale Takip Sistemi'ne üye olup üyelik onay işleminden sonra yazılarını Sistem üzerinden gönderebilmektedirler.


    Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir

    Creative Commons Lisansı
    Bu eser Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

Özet


ZÜHRA’NIN YOLCULUĞU: ABİŞ KEKİLBAYEV’İN “KIR EVİ” HİKÂYESİNDE TOPLUMSAL CİNSİYET, DOĞA VE MEKÂN İLİŞKİSİ
1960’lı yıllarda yazı hayatına atılarak Kazak nesrinde yeni bir dönemin başlamasına öncülük eden Abiş Kekilbayev, 20. yüzyıl Kazak-Sovyet toplumundaki sıradan insanları anlatan hikâyeler yazarak sosyalist realizmin kaba ideolojik propagandaya dayanan dar sınırlarını aşmaya ve insan gerçekliğini farklı yönleriyle derinlemesine ortaya koymaya çalışır. Bu açıdan kocasını II. Dünya Savaşı’nda kaybeden ve ataerkil toplum yapısında görünür kalarak var olmaya çalışan bir kadının yaşam mücadelesini konu alan “Şetkeri Üy/Kır Evi” başlıklı hikâye dikkat çekici bir örnektir. Yazar bu hikâyesinde cephe gerisini anlatan Sovyet anlatılarının “vatan için fedakârlık” izleğini merkeze alan klasik şablonunu kırarak Zühra adlı bir kadının hayatını, erkeklerle ilişkilerini, yalnızlığını ve zamanın yıpratıcılığıyla yüzleşmesini mekân ve doğa özdeşliği üzerinden anlatır. Bu sayede sosyalist realizmin, indirgemeci söylem biçimleriyle çözdüğünü savunduğu toplumsal cinsiyet eşitliği sorununun hâlihazırda devam ettiğini dolaylı bir şekilde ortaya koyar. Hikâyede kadın bedeni/ev/doğa üzerinden kurulan özdeşlik Gaston Bachelard’ın Mekânın Poetikası adlı eseri, toplumsal cinsiyet temelli edebiyat eleştirisi ve eko-feminizm gibi eleştiri kuramları etrafında farklı okumalar yapmaya olanak sunar. Bu makalede söz konusu eleştiri yöntemlerine dayanan bir teorik zeminden hareketle “Kır Evi” hikâyesi çözümlenerek tipik II. Dünya Savaşı dönemi cephe gerisi anlayışının dışına çıkan bir anlatıdaki yenilikçi bakış açısının ortaya konması amaçlanmaktadır. Bu sayede 1960’lı yıllarda Kazak edebiyatında meydana gelen dönüşümün izleri, fenemolojik mekân tasavvuru, toplumsal cinyet ve eko-feminizm açısından tespit edilecektir.

Anahtar Kelimeler
Abiş Kekilbayev, Kır Evi, Kazak edebiyatı, toplumsal cinsiyet, Gaston Bachelard, mekânın poetikası, eko-feminist eleştiri.

Adres :Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Telefon : 03662801947 Faks : -
Eposta : turukdergisi@gmail.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri