MUTFAKTAN SANATA: KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE ALKOLSÜZ İÇECEKLER-II
(FROM CULINARY CULTURE TO ART: NON-ALCOHOLIC BEVERAGES IN CLASSICAL TURKISH POETRY-II
)
|
Yazar
|
:
Prof. Dr. Bayram Ali Kaya
|
|
|
Türü |
:
Telif
|
|
Baskı Yılı |
:
13
|
|
Sayı |
:
43
|
|
Sayfa |
:
1-60
|
Özet
Türk mutfağı üzerine yapılan çalışmalarda, mutfak kültürümüzün önemli yazılı kaynaklarından biri olmasına rağmen genelde edebî eserlerden, özelde ise klasik Türk şiirinden yeterince yararlanılmadığını ilgili diğer çalışmalarımızda da belirtmiştik. Amacı ve kapsamı gereği sadece alkolsüz içeceklerle sınırlandırılan makaleler serisinin ikincisinde, şerbet ve çeşitlerinin yanı sıra, şıra ve turşu suyunun klasik Türk şiirinde nasıl yer aldığı, şâirlerin sâhip oldukları olağanüstü yetenek, hayâl ve gözlem gücü sâyesinde bu unsurları ne şekilde ele aldıkları üzerinde durulmuştur. Bu makalede de şâirlerin bu içeceklere atfettikleri sembolik anlamları, çoğunlukla kavuşma ve ayrılık odaklı şekillenen duygu ve düşüncelerini, bilhassa aşk, âşık, sevgili ve rakip kavram veya mazmunları çerçevesinde, aynı zamanda estetik planda nasıl ifade ettikleri üzerinde durulmuştur. Bir başka deyişle şâirlerin, aslında sanatlarını icrâ ederken ilgili tüm sosyal-kültürel unsurlarda olduğu gibi, incelenen alkolsüz içecekleri de birer vâsıta olarak nasıl kullandıkları incelenmeye çalışılmıştır.
Klasik Türk şiirinde alkolsüz içecek olarak bilhassa şerbet çeşitlerine dâir örneklerin hayli fazla olduğu belirlenmiştir. Şâirler, örneğin vişne şerbetinden bahsederken onu gerek renk, gerekse tat benzerliğinden hareketle sevgilinin dudağıyla ilişkilendirmiş, ayrıca şarap içmeye tövbe edildiğinde veya şarap tükendiğinde içilmesinden ve fıçılarda saklanmasından bahsetmişlerdir.
Klasik Türk şiirinin, mutfak kültürümüzün bir bütün olarak belirlenmesinde hayli önemli bir rolü ve yeri olduğu, alkolsüz içeceklerle ilgili örnekler incelendiğinde bir kez daha görülecektir. Temel amaçlarından biri şiir sanatı ile mutfak kültürü arasındaki köprünün aynı zamanda alkolsüz içecekler üzerinden kurulduğunu göstermeye çalışmak olan çalışmamızın ikinci kısmını oluşturan bu makalemizle de aynı zamanda, günümüzde market raflarını süsleyen ancak sağlığımızı tehdit eden gazlı içecekler yerine hem içeni ferahlatan, hem enerji veren, hem de sağlığı korumada yardımcı olan geleneksel içeceklerimizin, bilhassa zengin çeşitleriyle şerbetlerimizin, değer ve önemine dikkat çekilmesi amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimeler
Türk mutfak kültürü, klasik Türk şiiri, alkolsüz içecekler, şerbet, şıra, turşu suyu.
Abstract
Abstract
In our previous study, we pointed out that literary works in general, and classical Turkish poetry in particular, have not been sufficiently utilized despite being among the most significant written sources of our culinary culture. This article, the second in a series limited to non-alcoholic beverages by its aim and scope, examines how sherbet and its varieties, as well as grape must and pickle brine, are represented in classical Turkish poetry. It focuses on the ways in which poets, through their extraordinary talent, imagination, and powers of observation, incorporated these elements into their works. The study also explores the symbolic meanings attributed to these beverages, the emotions and ideas often shaped around themes of union and separation that poets conveyed within the framework of concepts such as love, lover, beloved, and rival, and how they expressed them on an aesthetic plane. In other words, it investigates how non-alcoholic beverages, like other socio-cultural elements, functioned as artistic tools in the hands of poets.
Examples from divans reveal that references to sherbet varieties are particularly abundant. Poets, for instance, associated sour cherry sherbet with the beloved’s lips, drawing upon resemblances in color and taste. They also referred to its consumption when wine was renounced or unavailable, as well as to its storage in barrels.
An examination of examples concerning beverages in general, and non-alcoholic beverages in particular, demonstrates the significant role and place of classical Turkish poetry in reconstructing Turkish culinary culture as a whole. One of the main objectives of this article is to highlight how a bridge between the art of poetry and culinary culture was established through non-alcoholic beverages. Furthermore, it seeks to draw attention to the value of our traditional drinks, which both refresh and contribute to health, in contrast to the carbonated beverages that line today’s supermarket shelves yet pose a threat to our well-being.
Keywords
Turkish culinary culture, classical Turkish poetry, non-alcoholic beverages, sherbet, grape must, pi