KARAC'OĞLAN'IN HAKİKATİ NE İDİ?
(WHAT WAS THE TRUTH ABOUT KARAC'OĞLAN?
)
|
Yazar
|
:
Doç. Dr. Erhan Çapraz
|
|
|
Türü |
:
Telif
|
|
Baskı Yılı |
:
13
|
|
Sayı |
:
43
|
|
Sayfa |
:
93-105
|
Özet
Karac’oğlan, bizim “Töreli Türk Edebiyatı” adını verdiğimiz edebî yapının her zaman merkezinde duran sanatkârlarının başında gelir. Fakat onun tarihî kimliği, sözlü kültür ortamından dolayı âdeta bir muamma haline getirilmiştir. Dahası, bu durum “herkesin Karac’oğlan’ı kendine” şeklindeki bir anlayışı da beraberinde getirmiştir. Bu sebeple, “hakikat alanı” dediğimiz daire içerisinde Karac’oğlan’ın hakikatini ortaya çıkarma vazifesi çoğunlukla akademinin dışındaki kişilere kalmıştır. Açıkça belirtmek gerekirse, ilk olarak 16. yüzyılda karşımıza çıkan Karac’oğlan’ın adının bugün hâlâ gelenekte yaşatılması, onun bu alan ile güçlü irtibatından kaynaklanmaktadır. Hatta onun bir gelenek, olgu, fenomen, mektep, tip veya kültür kalıbı olarak değerlendirilebilmesi de bu alan sayesindedir. Karac’oğlan, aynı zamanda gelenek kurucu, töreli bir halk ozanıdır; ancak maalesef bu hakikatten mahrum kalanlar, onu sadece Batı’nın bize çizdiği kuram temelli teknik bir seviyeye indirgeyerek meselenin esasını teşkil eden ontolojik ve hakikî tarafını görmeye veya göstermeye pek yaklaşmazlar. Asıl üzücü olan, Türk halkiyât araştırmalarının bu kısır döngü içinde sürekli yerinde saymasıdır. Bu bağlamda yazı, aynı zamanda söz konusu anlayışa da bir cevap niteliğindedir. Yazıda Karac’oğlan’ın hakikati, onun ezgi, tavır ve güftesine bağlı olarak ele alınmıştır. Zira Karac’oğlan’ın gelenekte asırları şamil bir ibdâ ve icrâ kabiliyeti kazanmasında bu unsurların oldukça etkin bir role sahip olduğu görülmektedir.
Anahtar Kelimeler
Karac’oğlan, hakikat alanı, Töreli Türk Edebiyatı, ezgi, tavır, beste.
Abstract
Karac'oğlan is one of the leading artists who has always stood at the center of the literary structure we call "Töreli Turkish Literature." However, his historical identity has been rendered almost enigmatic by the oral culture environment. Furthermore, this situation has brought about a perception that "everyone has their own Karac'oğlan." Therefore, within the sphere we call "the field of truth," the task of uncovering Karac'oğlan's truth has largely fallen to those outside the academy. To be clear, the fact that Karac'oğlan's name, which first appeared in the 16th century, is still alive in tradition today stems from his strong connection to this field. Indeed, it is thanks to this field that he can be considered a tradition, a fact, a phenomenon, a school, a type, or a cultural pattern. Karac'oğlan is also a tradition-building, Töreli folk poet; however, unfortunately, those deprived of this truth reduce him to a theoretically based, technical level presented to us by the West, thus falling far short of seeing or demonstrating the ontological and genuine aspects that constitute the essence of the matter. What is truly saddening is that Turkish folklore studies remain stagnant within this vicious cycle. In this context, this article also serves as a response to this understanding. The article explores Karac'oğlan's true nature through his melody, style, and lyrics. Indeed, it appears that these elements played a significant role in Karac'oğlan's establishment and ability to perform within a tradition that spans centuries.
Keywords
Karac’oğlan, field of truth, Töreli Turkish Literature, melody, style, composition.